Lütfen Bekleyin Aklı Şahane yükleniyor...

yükleniyor

Blog







Blog
O
Kuluçka
2017-06-13 577 Görüntülenme

Kuluçka

Bir önceki yazıda söylediğim gibi tasarım yaparken etkili fikir bulmanın bir kaç yolundan bahsedeceğim.

Bir konuyla alakalı tasarım yaparken fark ettiğimiz, fark etmediğimiz birçok aşamadan geçiyoruz. Ben fark etmediğimiz kısmının daha önemli ve parlak olduğunu düşünüyorum. Tasarım yapacağımız konuyu ilk duyduğumuz andan itibaren biz fark etmeden beynimiz onu düşünmeye başlıyor. Bir kaç büyük tasarımcı buna fikrin kuluçka dönemi diyor. Aslında olaylar tam da bu kuluçka döneminde gerçekleşiyor. Beynimiz o düşünceyi alıp içindeki diğer her şeye çarpıyor. Ve fikir üretme süreci gerçekleşmeye başlıyor. Bu yüzden düşüncelerimizin neye çarptığı çok önemli. Ne demek istediğimi bir örnekle anlatacağım. Kavramlarla ilgili bir seri çalışma yapmak istiyordum fakat bir türlü beni tatmin edecek o fikri bulamadım. Biraz uzaklaşmak istedim bu durumdan ve her zaman yaptığım gibi bir kitap okumaya başladım. (Hermann Broch – Vergilius’un Ölümü). Bakacak olursanız tasarım yapmaktan çok uzak bir eylem. Biraz ilerledim ve uzunca bir cümleye denk geldim. Cümlede bir ceninin anne karnındaki gelişimini ve hareketlerini kendi iç dünyasındaki sıkıntılarla özdeşleştirmişti yazar. İşte benim kavram düşüncemi beynim alıp o cümle çarptı ve anında yapacağım tasarımlar gözümde canlandı.

İşte yaratım sürecinde beynimizin neyi ne zaman ve neyle birleştireceği belli olmuyor. O yüzden kendimizi geliştirmek için edebiyat, sinema, tiyatro, aklınıza gelebilecek her şeyi tüketmeliyiz. Doğa da bunların başında yer almalı. Üretim sürecinde beynimizin nasıl düşüneceğini bilemeyiz ve altyapımızı ne kadar sağlamlaştırırsak fikirlerimiz o kadar sağlam olur…

 

ETİKETLER